Şimdi Sipariş!

Bir el yapımı giyim istiyorsun ?

 

Dans Giyim

Elena Papanikolaou Dans Giyim Dans giyimi de dünyadaki herşey gibi evrim geçirmiş,gelişmiş ve zamanla değişmiştir. İhtiyaçlar,modadaki trendler ve her dönemin genel anlayışı, dansçıların sahnede ve sahne dışında seçecekleri giyim tarzını etkilemiştir. Dans kıyafeti bir dansçının performansının önemli bir parçasıdır. Sahnede dansçının görünümünün yanı sıra, dansçının zarafat içinde dans etmesi için kendini rahat hissetmesi gerekir. Bu nedenle, kumaş kullanımı, kumaşın ağırlığı, dikilen kostümün tarzı ve diğer pek çok faktör spot ışığı altındayken genel performansa katkıda bulunur.

19. yüzyılda, genel olarak dans giyimi , normal giyimdeki gibi, uyumluydu. 1800’ler boyunca dansçıların, korseli kıyafetler, uzun Tütü ve Pointe ayakkabılar giydiği görüldü. Sahnedeki görüntüleri, tevazu ve uygunluk gibi yüzyılın moda trendlerini yansıtıyordu. 1800’lerin sonuna doğru Jules Leotard zamanın dans sektöründe devrim yaratan, ünlenen dans mayosunu yarattı. Başlangıçta, bugünün yaygın mayoları, aslında örgü-yünden yapılmış tek parça streç giysi şeklindeydi. O zamandan beri, mayolar, hangi tarz dans olursa olsun tüm dansçılar için önemli bir dans giyim parçası olarak kabul edilir.
20. yüzyılın başlarında, Amerikalı bir dansçı olan Isadora Duncan, her nedense, zamanın mütevazı dans giyimine karşı çıktı. O, yaygın, çoğunluğun giydiği kıyafetleri giymeyi reddedince dans endüstrisinin bütün kavramını değiştirdi. O, daha özgürce hareket edebildiğini açıklayarak Yunan tarzı tunikler giymeye ve çıplak ayakla dans etmeye başladı. Tevazu ve uygunluğun sadece dans giyim sektöründe değil tüm giyim sektöründe hala egemen olduğu zamanlarda, bu yenilikçi teoriye büyük ölçüde karşı çıkıldı.

1910’larda, profesyonel dansçıların çoğu özellikle prova yaparken daha hafif ve daha rahat bir giyim tercih ediyorlardı. Bu, hemen hemen, tek parça mayonun ortaya çıktığı ve özellikle bale dansçıları arasında popülerlik kazandığı zamandı. Genel olarak, bale, dans stilinin oluşturulduğu Fransa’dan, ve stili mükemmel hale getiren ilk ülke olan Rusya’dan yayılarak, dünya çapında popüler olmaya başlamıştı. Dünya genel olarak değişmekteydi ki bu daha az geleneksel ve daha fazla sanatsal olmaya başlayan dans kıyafetlerine de yansımıştı.

On yıl sonra, dans ve kültür birleşmiş ve kaynaşmış gibi görünüyordu. Mayolar, kültür ve toplumun değişimini yansıtacak şekilde tüyler ve ışıltılar ile özenle dekore ediliyordu. İnsanlar genel olarak daha cesur ,denemeye eğilimli ve maceraperest oldular. 1930’larda, bale dışında yeni dans tarzları popülerlik kazanmaya başladı ve dans filmlerde yer aldı. Dansın gelişimi ile beraber dans giyimi de evrim geçirdi. Vals, caz ve tap dansında giyilen dans kostümleri, dans giyiminin yeni bir şekliydi ve sinema, tiyatro ve performanslarda görülmekteydi. 1940’larda ise swing dansı zafer kazandı.